20 Ağustos 2017 Pazar

Çok uzunca bir ara -- Hayatımın en karanlık dönemi

Çok uzun zaman oldu yazmayalı. Üstelik sağlığım için bir şey yapmayalı da çok uzun zaman oldu. Bu arada tekrar Amerika ziyareti, Tokyo ziyareti, Tokyodan bağımsız Japonya gezisi ve en önemlisi nur topu gibi depresyonum oldu.

Malum depresyon denildiğinde bazen insanlar "ya bu ara benim de canım sıkılıyor ben de depresyona girdim" gibi saçmalıkları düşünebilirler. Ama bu öyle değil. JK Rowling, Harry Potter hikayesinde Dementor yani Ruh Emicileri depresyonda olduğu bir zamanda yaratmış diyorlar, valla Rowling bacım haklıymış. Son bir belki iki aydır motivasyonum, konsantrasyonum ve yaşama isteğim yerlerdeyken, yataktan çıkmama, işle ilgilenmeme isteklerim de tavan yapmış durumdaydı -- hala da biraz öyle (ama en azından kıçımı kaldırıp yazı yazmaya başlayabildim). Bazen kendime a bugün pazartesi olmuş en son cuma değil miydi dediğim bile oldu. İnsanlara da bu ruh durumunu anlatamıyorum bu yüzden daha da kabuğuma çekildim.

Ama artık yeter.
Bir şeyler yapmak gerek bu duruma.
Daha fazla bu şekilde yaşayamam.

Kendimce bulduğum yöntemler kısaca şöyle:

1. Psikolog evet psikolog. Son 1 aydır durumun ciddiyetinin farkındayım, ama gelişme sağlayabildim mi? HAYIR. O zaman profesyonel destek zamanı gelmiş de geçiyor bile. En kısa zamanda psikologa gidiyorum.

2. Yığılmış ve bir adet dağ oluşturmuş işlerimi TEK TEK çözeceğim. Yani hergün için 1 adet iş belirleyip onu bitireceğim, yoksa iş çokluğu daha fazla kabuğuma itecek beni.

3. Kıçımı yataktan çıkarmak zor iken SPOR demeye çalıştığımda bir gülesim geliyor. Ama havalar artık biraz daha güzel o yüzden akşamları en azından yolu uzata uzata yürümeye çalışacağım. Şimdilik spor için motivasyonum yok.

4. Bir de HOBİ. Hobisiz insan çorak bir ülkedir (Hayır Vatanım Sensin dizisini izlemek hobiden sayılmıyor, üzgünüm Leonimou!). Uzun zamandır ara verdiğim hobilerime geri dönüş ve belki yeni bir şeyler de bulunabilir. Neden olmasın?

5. GÜLÜMSEMEK, ya da en azından gülümsemeye çalışmak. Ne demişler FAKE IT UNTIL YOU MAKE IT (yapabilene dek yapıyormuş gibi yap ... ?)

Gerçekten yeter artık. Kendi başıma çözemiyorum bazı şeyleri artık eylem planlarını uygulamaya geçirme zamanım gelmiş demek o zaman.
Kimsenin depresyona girmemesini ve girmiş olanlarında tez vakit kurtulmasını diliyorum,
Sevgilerle,

5 Nisan 2017 Çarşamba

Uzunca bir ara

1 aylığına Amerika'ya gittim. Bu nedenle buraya girip yazı yazamadım. Aslında hiçbir şey yapamadım çünkü oldukça yoğundum. Geri dönmeme rağmen yoğunluğum devam ediyor. Ama en kısa sürede rutinime geri döneceğim.

14 Şubat 2017 Salı

Günlük Rapor: 13 Şubat

KİLO: Tartılmadım (Haftada 1 tartılmayı düşünüyorum daha az stresli)

DİYET: Sabah klasik peynir zeytin ve ekmek kahvaltısı yaptım. Öğlen yağsız tuzsuz asya pilavı ve önceden hazırladığım körili tavuğumdan yedim. Güzel ve sağlıklı bir öğün oldu. Akşam salata ve öğleden kalma tavuğumdan yedim. Diyetin küçük kaçamağı ev arkadaşımla sevgililer günü için yaptığımız brownielerden daha fazla tatmak oldu.

SPOR:-

SU: 2 litreden fazla içtim.

Günlük Rapor: 12 Şubat

KİLO: Tartılmadım (Haftada 1 tartılmayı düşünüyorum daha az stresli)

DİYET: Tavuk fajıta tarifimi yanında bol salatayla bir kez daha uyguladım.

SPOR:-

SU: 2 litreden fazla içtim.

11 Şubat 2017 Cumartesi

Günlük Rapor: 11 Şubat

KİLO: Tartılmadım (Haftada 1 tartılmayı düşünüyorum daha az stresli)

DİYET: Sabah klasik peynir zeytin ve ekmek kahvaltısı yaptım. Öğlen yeni öğrendiğim bir tavuk fajita tarifini yaptım. Güzel ve sağlıklı bir öğün oldu. Akşam guacomole ve üzüm yedim. Diyetin küçük kaçamağı ev arkadaşımla sevgililer günü için yaptığımız brownie denemelerinden tatmak oldu.

SPOR:-

SU: 2 litreden fazla içtim.

10 Şubat 2017 Cuma

Günlük Rapor: 10 Şubat

KİLO:124.0 (Başladığımdan beri 2.8 kilo verdim)

DİYET: Bugün hala yorgun hissettiğim için düzenli beslenemedim. Sabah ve akşam olmak üzere sandviç hazırladım. Alışverişe gidip meyve sebze almaya niyetim var. Biraz halsiz hissediyorum. Diyeti bozduğum nokta yine çikolata oldu. Regl öncesi çılgınlığı :(

SPOR: Hem Leslie ile yürüdüm (halsiz hissettiğim için 1 mil) hem de Adrienne ile yoga yaptım.

SU: 2.5 litreden fazla içtim.

Günlük Rapor: 9 Şubat

KİLO:124.6

DİYET: Sabah peynirli yumurta ile yulaf ezmesi yedim. Yumurtanın yanında tek bir dilim ekmek vardı. Öğlen miso çorbası ve tavuklu makarnamdan yedim. Akşam ise salata. Diyeti bozduğum nokta çikolata oldu. Regl öncesi çılgınlığı :(

SPOR: Sporu ağrımdan dolayı yapamadım. Cumartesiye erteledim.

SU: 2 litreden fazla içtim.

NASIL HİSSEDİYORUM?: Ağrım var ama zamanla diyet ve spor rutinime alışacağım. Yılmak yok küçük aksilikler beni vazgeçiremez.

9 Şubat 2017 Perşembe

Sağlıklı Cilt - Doğal Maske

Yolculuğum sadece zayıflamak değil aynı zamanda daha sağlıklı bir yaşam sürmek üzerine bu nedenle yediklerimin sağlıklı olması yetmiyor. Aynı zamanda olabildiğince vücuduma değen maddelerin de (kozmetik ve benzeri) sağlıklı olmasına çalışacağım. İlk denemem yağlı ciltler için doğal maske oldu. Cildim oldukça yağlı ve bu yüzden gün içinde parlamalarım oluyor. Maskeyi gece uyumadan önce uyguladım. Maskenin tarifi şu şekilde:

Hindistan cevizi yağı ve zerdeçal maskesi

* 1 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı
* 1/4 yemek kaşığı zerdeçal (İngilizcesi "turmeric" diye geçiyor)

Bu kadar. Sadece 2 malzeme. Havalar soğuk olduğu için hindistan cevizi yağım donmuştu. 20 saniye kadar mikrodalgada ısıttım. Isınmış yağın içine zerdeçalı ekledim. Parmaklarımla tüm yüzüme ve boynuma sürdüm. 10-15 dakika bekledikten sonra (çok akışkan bir maske değil) yüz temizleme ürünüm ile yıkadım. Cildimde sarı leke bırakacak diye korktum ama yıkayınca hepsi aktı gitti.

DÜŞÜNCEM: Cildim yumuşacık oldu ve maskeyi gece uygulamış olmama rağmen cildim hala yumuşaklığını ve pürüzsüzlüğünü koruyor. Parlaması da azalmış durumda. Haftada bir uygulamayı düşünüyorum.

8 Şubat 2017 Çarşamba

Günlük Rapor: 8 Şubat

Bugün aslında tam başladım diyemem ama yine de küçük bir rapor vereceğim. Ne yediğimin miktarlarını yazmayacağım çünkü önemli olan size bir diyet listesi vermek değil. Ben de zaten diyetisyen değilim. Önemli olan bu yolda hangi durumlardan geçtiğimi görmeniz.

DİYET: Sabah bir peynirli tost ve yulaf ezmesi yedim. Öğlen daha önceden evde hazırladığım sağlıklı makarnamı yedim ve akşam da zeytinli beyaz peynirli ve bol yeşilli salatamı yedim. Diyeti bozduğum nokta akşamüstü oldu. Kendi yaptığım çikolatalı keki ve ekstra peynirli tost yedim. 

SPOR: Leslie ile 2 mil (3.2 kilometre) yürüdüm.

SU: Bugün iyi su içtim. Ancak ölçüm yapmadım. 1.5-2 litre arasındadır diye düşünüyorum.

NASIL HİSSEDİYORUM?: Yürüyüş öncesi hantal hissediyordum. Yürürken daha iyi hissetmeye başladım. Ancak fazlaca abur cubur yediğim için şişkinlik hissim var.

YARIN: Yola devam. Her gün daha da iyi olmaya çalışacağım. Pes etmek yok!!!

Kararı verdim tamam peki şimdi ne yapacağım? DİYET

Evet geldik -bana göre- en zor kısma: Diyet. Öncelikle belirtmek istiyorum eğer ŞOK diyetler arıyorsanız ben size yapmayın derim. Evet ben 126 kiloyum ama bu güne dek 1 kez bile "şok diyetle zayıflamalıyım" diye düşünmedim. Buna gerek yok. Vücudunuzu yıpratmayın. Şok diyetle zayıflayıp 50 kilo olacağıma 126 kilo halimde kalmayı tercih ederim. Çünkü sağlığımı kaybetmeye değmez. Yapmam gereken sağlıklı bir yemek programı oluşturup her gün buna uymaya özen göstermek. Evet bazı günler -özellikle regl öncesi- diyetimin biraz dışına çıkmak isteyeceğim. Olsun. O günler diyeti azıcık bozacağım. Ama ertesi gün devam. 

İlk aşama için özel bir diyet programı düşünmüyorum. Burada ilk olmasını istediğim şey abur cubur atıştırmalarını hayatımdan çıkarabilmek. Bu nedenle şu kararı aldım: Markette abur cubur kısmından tek bir kalem şey bile satın almayacağım. Bu kuralın tek esneyeceği zaman regl öncesi. O durumda -1 adet- küçük atıştırmalık alabilirim.

İkinci kural ise SU. Hem de bol bol su. Her gün. Özellikle spordan yarım saat önce ekstra bol su.

Üçüncü kural ise içecekler. Gazlı içeceklere kesin bir elveda. Çay ve kahve ise bundan sonra sade içilecek. Kahve için sert geldiği durumlarda inek sütü - krema ya da toz karışım DEĞİL bildiğimiz inek sütü- ilave edebilirim ama tercihimi sade kahveden yana kullanacağım. 

Dördüncü kural zaten kendini üçüncüden belli etti: Şekere güle güle. Kahve ve çayda artık olmayacak. Abur cuburları da kestiğim zaman hayatımda şeker -işlenmiş olan- kalmamış olacak. Ama meyvede sebzede olan doğal şekerle bir derdim yok. Onlar kalabilirler.

Şimdilik yol haritam bu şekilde. Geri kalan kısımları da güzel bir kahvaltı ile güne başlayıp, güçlü bir öğle yemeği yiyip, akşamları da az - çorba ya da salata- bir yemekle geçireceğim. KRAL PRENS ve FAKİR yani. Öğle yemeği demişken ben öğle yemeği için evde akşamdan pişirip işe götürme yöntemini benimsedim. Hem daha sağlıklı oluyor hem de para biriktirmiş oluyorum. Ama eğer sizin böyle bir seçeneğiniz yoksa en azından gittiğiniz yerde daha sağlıklı seçenekleri seçebilirsiniz.

Önceliğim daha sağlıklı yeme biçimini edinmem. Bir anda çok yiyen birinden 1500 kalorilik diyet yapan birine dönüşemem. Bu şekilde 1 gün diyet yaparım ikincide bozarım. Vücudum kaldırmaz. Zaten kalori ile işim olmayacak bile. Önemli olan işlenmiş gıdaları ve abur cubur atıştırmalarını hayatımdan çıkarıp daha sağlıklı bir şekilde beslenmek. Rastladığım güzel sağlıklı yemek tarifleri de görürsem sizinle paylaşacağım.

Hadi bakalım. Bu uzun bir maraton. Vücudumuza istediği besinleri sağlıklı kaynaklardan vermek gerek. Sakın saçma diyetler yapmayın. Sakın sağlığınızı bozmayın. Yavaş yavaş yeme biçiminizi değiştirin ve sadece bir süre diyet yapmayın. Bir ömür boyu sağlıklı beslenin. Ben bunu yapmak istiyorum ve yapacağım. Bu yolda benimle olmaya var mısınız?

Kararı verdim tamam peki şimdi ne yapacağım? SPOR

Tamamdır karar verildi. 126 kilodan kendimi iyi hissettiğim kiloya dek ineceğim. Peki bunu nasıl yapabilirim?  Öncelikle belirtmem lazım: doktora gittim ve gerekli sağlık taramalarından geçtim. Diyet ve spor yapmama hiçbir engel yok. Ancak aşırı kilolu olduğum için spor salonlarını sevmiyorum. Biliyorum bu psikolojik bir durum ancak sanki spor salonunda spor yaparken herkes bana bakıyormuş gibi hissediyorum. E doğal olarak bu durum motivasyonumu azaltıyor. Bu sebeple önceliğimi kendimi rahat hissedeceğim kiloya inene dek evde yürüyüş ve yogaya verdim. Yürüyüş için size bir YouTube kanalı önereceğim: Leslie Sansone

Leslie Sansone sizi durduğunuz yerde yürütüyor. Eğer siz de spor yapmak istiyor ama benim gibi başkalarından çekiniyorsanız açın Leslie'nin bir videosunu başlayın adım atmaya. Vaktiniz kısıtlı mı? O zaman 20 dakikalık videosunu açın. Ya da zamanınız mı var? O zaman 50 dakikalık olanları yapın. Ama yapın. Ben günde 1 adet Leslie videosu eşliğinde yürümeye karar verdim. Zamanıma göre uzunluğu değişebilir ama haftaiçi her gün 1 adet video yapacağım.

İkinci spor kaynağım ise sabahları YOGA. Bunun için de bir YouTube kanalım var: Yoga with Adriene. Şu an için Adriene'in başlattığı 31 günlük Revolution yoga serisini yapacağım. 31 günlük program bittiğinde ise onun diğer videolarına bakacağım. Aynı şeklide yogayı da haftaiçi hergün yapmayı hedefliyorum. Haftasonları ise sadece 5 dakikalık sabah yogası yapacağım. Haftasonlarına spor programı koymak istemiyorum çünkü genelde planlarım oluyor ve bir şekilde sporu aksatıyorum. Bu da yine motivasyon kaybı olarak geri dönüyor. O yüzden haftasonlarım eğer boş olursa ve ben yapmak istersem spor yaparım ama eğer doluysa ve spor yapamazsam da moral bozmaya ve suçlu hissetmeye gerek yok.  

Bir diğer önemli nokta ise hergün buradan durum raporu vereceğim. Dürüstçe. Eğer sporu atladıysam da yazacağım. Çünkü bu blogdaki ilk yazımda da yazdığım gibi bu zor bir süreç ve arada isyan edeceğim. Ama önemli olan yola devam edebilmek. Bu süreçte birbirimize destek olabiliriz. Benim zayıflarken verdiğim molalar sizin de motive olmanıza yardımcı olabilir. Çünkü yıllardır bize diyet yapan muhteşem komşu kızı Melis tipi dayatılıyor ama o Melis'in de arada kaçak günleri olduğunu söyleyen yok. Korkmayın. Ara mı vermek istiyorsunuz? Verin. Ama ertesi gün o arayı bitirip yola devam edin. İstediğimiz ve bu yolda emek verdiğimiz zaman yapamayacağımız hiçbir şey YOK!

İçimdeki bana ulaşmak - Hayatımın en zor görevi

Ben şişmanım. Hatta obez bir bireyim. Şu an 126.8 kiloyum ve buna artık bir dur demenin zamanı geldi. Eğer bu yolculukta benimle birlikte olmak isterseniz. bu blogda sizlere zayıflama sürecimi anlatacağım.  Umarım bu yolda sizlere de bir faydam dokunur.

Aslında en ağır çektiğim kilom bu değil. Zamanında tartılar 141 kiloyu bile gördü. Bir süredir 141'den 119'a doğru yavaş yavaş ama kararlı bir şekilde düşmekteydim. Ancak bazı arkadaşlarım beni ziyaret ettiler ve evimde iki hafta misafir oldular. Bu süreçte her akşam onlarla yemeğe çıktık ve ben maalesef 126'ya dek yükseldim. Ancak her şerde bir hayır varmış derler: aldığım ekstra 7-8 kilo bana neden zayıflamam gerektiğini tekrar hatırlattı ve beni bu yola tekrardan soktu. 

Fazla kilo demek vücudu fazladan yormak demek. Her hareketi daha da zor yapmak demek. Hantallık ve sonuç olarak tembellik demek. Oysa zayıflarken verdiğim her kiloyla beraber giderek hafiflediğimi hissediyordum ve her gün daha da mutlu oluyordum. Şimdi tekrardan o yola girmek istiyorum. Başkaları için değil. Kendim için. Mutlu olmak için. Hafif olmak için. Üstümdeki ölü toprağını atmak için. Ve her şeyden önemlisi SAĞLIK için. Bu dünyaya bir daha gelmeyeceğim. Elimdeki bu tek seferi hakkını vererek yaşamaya çalışacağım. 

Bu yolda zorlanacağımı biliyorum. Kolay değil. Konuştuğum bir kaç kilo hiç değil. Yarımı vermek istiyorum. Çok zorlanacağım. Bazı günler vazgeçeceğim. Bazı günler bugün diyet yapmak istemiyorum diye ağlayacağım. Ama ertesi gün tekrardan yoluma devam edeceğim. Çünkü bunu yapabilirim. İnsan neler neler yapıyor istediğinde. Önemli olan bunu başarmayı isteyip bu yolda devam etmek. Önemli olan bezmemek. Bu makyaj gibi tek seferlik bir şey değil. Bir günde sonuca ulaşılamıyor maalesef. Bu bir yaşam biçimi. Her günüm bu yolda geçecek. Ve bir gün hedefime ulaşacağım. Bir gün bu yağ torbasının içinde saklı kalmış içimdeki bana ulaşacağım. Ben bunu biliyorum ve bunun için çaba gösteriyorum. Siz de bana katılmaz mısınız?